Bağışıklık Nedir

Bağışıklık Nedir

Canlının kendi bünyesinde belirli hastalık etkenlerine karşı biyolojik olarak gelişen özgül direnme gücüne Bağışıklık denir.

Vücudun mikroorganizmalara tepkisi iki şekilde olmaktadır:

  • Özgül olmayan direnç; Giriş kapısı engelleri ve vücudun savunma mekanizmalarından oluşur. Vücuda giren her mikroorganizmaya karşı, ayırım yapmaksızın gösterilen dirençtir. Deri veya mukoza tabakası bütünlüğü sağlandığı sürece mikrobun vücuda girmesini engeller. Herhangi bir yolla deri tabakasını aşarak vücuda giriş yapan mikroorganizma,  fagositik hücreler (akyuvalar- lökositler)  tarafından, Fagositoz denilen (içine alarak enzimlerle yok etme) yöntemle yok edilir. RES (Retikülo endotelyal sistem) ise vücutta bulunan ağ şeklinde bir savunma sistemi olup, mikroorganizmalar ile savaşır. Yangı, vücudun giren mikrobu yok ederken oluşturduğu tepkidir

(örn:arı sokmasındaki kızarıklık ). Ateş, mikroorganizma vücuda girdikten sonra, mikroorganizmanın direncini azaltmak ve çoğalmasını yavaşlatmak maksadıyla verilen tepkidir. Vücut savunma sistemini uyarır ve bu sayede mikroorganizmalar yok edilir.

  • Özgül direnç;

a. Doğal bağışıklık

b. Kazanılmış bağışıklık

ÖZGÜL  DİRENÇ:

Vücudun, mikroorganizmanın özelliği dahilinde tepki göstermesidir.  Vücut daha önce vücuda girmiş mikroorganizmayı, hafıza hücreleri vasıtasıyla tanır ve ona özel tepki gösterir, bunun diğer adı bağışıklıktır. İki çeşit bağışıklık vardır:

  • Doğal bağışıklık; belirli bir canlı türünün spesifik mikroba veya saprofitlere karşı gönderdiği dirençtir.tavuk kolerası, domuz salgın hastalığı, sığır pnömonisi etkenleri insanlarda hastalık yapmazlar.  canlılardaki doğal bağışıklık durumunda yapısal biyokimyasal faktörlerde etkilidir. bu nedenle değişik ırklarda ve türlerde çeşitli enfeksiyonlara karşı değişen reaksiyonlar görülür.

Örneğin; Amerikan zencileri ve hintlilerin tüberküloz hastalığına karşı daha duyarlı olmalarının ırka bağlı olduğu düşünülmektedir. Ayrıca polio virüsü sadece insanlarda hastalık yapar. Tavşan ve sıcan gibi hayvanlarda hastalığa rastlanmamıştır. İnterferon ve kompleman  doğal bağışıklığı sağlayan biyokimyasal faktörlerdir.

  • B-kazanılmış(akkiz-edinsel) bağışıklık; kazanılmış bağışıklık ikiye ayrılır
  • Aktif kazanılmış bağışıklık; doğal (hastalığı geçirerek) veya edinsel (aşılama ile) uyaranlarla kişinin kendi antikorlarının üretimi ile sağlanan bağışıklık tipidir. Aktif bağışıklık 2 şekilde olur:
  • Doğal aktif  bağışıklık; enfeksiyon etkeni olan antijenlerin doğal yoldan ve araçlarla konakçının vücuduna girmesi sonucu oluşan antikorlarla kazanılan bağışıklıktır.kişi hastalığı geçirerek doğal aktif bağışıklığı kazanır.örneğin kızamık gibi.
  • Yapay aktif bağışıklık; Duyarlı konakçının hastalık yapma yeteneği giderilmiş veya yok edilmiş antijenlerle yapay olarak bağışıklanmasıdır. Kişiler aşılanarak bağışıklanır.Örneğin, BCG aşısı ile kişiler tüberküloz hastalığına karşı bağışıklanır.

 

  • pasif kazanılmış bağışıklık; bu bağışıklık doğuştan plesental yolla hazır antikorların geçişiyle veya konakçıya bir başka canlı vücudunda üretilen antikorların verilmesiyle kazanılan bağışıklık tipidir.

Bu bağışıklık iki şekilde gerçekleşir:

  • Doğuştan gelen pasif bağışıklık; annede bulunan antikorların plasenta yoluyla uterus içindeki fetusa geçmesiyle oluşur. ortalama 6 ay sürer. Örneğin kızamık hastalığına karşı ilk 6 ay çocuklar bağışık kabul edilir.
  • Yapay pasif bağışıklık; doğal olarak enfeksiyon geçirmiş veya yapay bağışıklanmış hayvan yada insandan alınan serumların veya serumlardan elde edilmiş gammaglobulinlerin uygulanmasıyla kazanılan kısa süreli bağışıklıktır. antiviral, antibakteriyal, antitoksik serum  vardır.
  • Heterelog pasif bağışıklık; hayvanlardan elde edilen serumların insanda tedavi ve koruma amaçlı kullanımıdır. serumlar hayvanlardan elde edilirse ‘’heterolog serumlar’’ adını alır. Başlıcaları, antidifterik, antitetanik, yılan ve akrep zehirlenmelerine karşı kullanılan serumlardır.

Bir tür mikroorganizmanın çeşitli tiplerinin veya çeşitli bakterilerin antijen olarak kullanılmasıyla üretilen serumlara ‘’polivalan serum’’ denir. Tek bir mikroorganizme kullanılarak elde edilen serumlara ‘’monovalan serumlar’’ denir.

İnsana bu serumların verilmesiyle anaflaksiye ve 7-10 gün sonra serum hastalığının oluşmasına neden olur. Heterelog serumlar insanlar için (özellikle alerjik kişiler) yabancı protein olduklarından reaksiyon oluştururlar.

Hastaya serum uygulamasından önce duyarlılık testi yapılabilir(deri testi). Deri testi için serum, serum fizyolojik ile 1/20 oranında sulandırılarak hazırlanır. 0.1 ml deri içine yapılır. 20 dk. sonra enjeksiyon yerinde 1 cm vaya daha fazla kabarık bir kırmızılık ya da kabarıklık kaşıntı kişinin yabancı seruma duyarlı olduğunu gösterir.bu durumda kişiye serum verilmesi gerekiyorsa ve alerjik reaksiyonda varsa, serum 20 dk. aralarla gittikçe artan dozlarla verilir. Bu işleme ‘’desensitizasyon’’ denir

Bu işlemde serum içine 0.5 cm3 adrenalin konulur ve 1/20 oranında sulandırılır.sulandırılmış serumdan 0.1 ml subcutan yapılır.Daha sonra;

1/10 oranında sulandırılır. 0.1 ml SC yapılır.

sulandırılmamış               0.1 ml SC yapılır.

sulandırılmamış               0.1 ml IM yapılır.

sulandırılmamış               0.5 ml IM yapılır.

Uygulama arasında 15-20 dk. Süre verilir. Uygulama sırasında reaksiyon olursa bir önceki kadameden uygulamaya devam edilir. Anaflaksi belirtileri görülürse uygulamaya ara verilir.

  • Homolog pasif bağışıklık; burada standart gammaglobulinler veya hiper immün gamaglobulinler kullanılır;
  • Standart gamaglobulinler; gelişigüzel insan kanından hazırlanırlar. Kızamık, kızamıkcık, hepatit-A’dan korunmada kullanılırlar.IM uygulanırlar. Bir defada çocuklarda 5 ml, büyüklerde 10 ml den fazla kullanılmamalıdır. Reaksiyon belirtileri oluşturabilir. Bu belirtiler arasında bulantı, kusma, siyanoz, şuur kaybı, görülür. Bu durumda adrenalin ve antihistaminik yapılır.
  • hiperimmün gammaglobulinler; belirli bir enfeksiyon geçirmiş veya buna karşı aşılanmış insan serumundan elde edilen gammaglobulinlerdir. insan kaynaklı olduklarından herhangi bir reaksiyona neden olmazlar.

Herhangi bir aşılamayı takiben (2 hafta geçmeden) immuglobulinlerin kullanımı aşının yeterli antikor oluşturmasını engeller.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.