Demir Eksikliği Anemisi

Demir Eksikliği Anemisi

Eritrositler kemik iliğinden bir dakikada yaklaşık 3 milyon kadar oluşabilirler. Kandaki esas hücre olan hemoglobin, eritrositlerin içinde yüksek bir oranda bulunur (%35). Hemoglobinin en önemli özelliği oksijen ile birleşerek oksihemoglobin oluşturmasıdır. Vücutta etkili erirtopoes (eritrosit yapımı) oluşabilmesi için, vücuda yeterli miktarda Fe (demir), B12 vitamini, folik asit (B9 vitamini), protein, pyridoxin (B6 vitamini) ve az miktarda da bakır alınması gereklidir. Bu faktörlerden birinin yetersiz alınması, emilmesindeki defektler ya da aşırı kayıpları anemilere yol açar.

   Demir Eksikliği Anemisi:

Bu durum yetersiz demir alınması, alınan demirin vücutta emilememesi yada aşırı demir kaybı gibi nedenlerle ortaya çıkan anemi tablosudur. Dünyada ve ülkemizde çok sık görülmektedir. Özellikle sosyo-ekonmik düzeyi düşük olan, gelişmememiş ve gelişmekte olan ülkelerde daha sık rastlanmaktadır. 15-45 yaş aralığındaki kadınlarda menstruasyon (adet kanamaları) nedeniyle demir eksikliği anemisi daha sık görülür. Vücudun demir gereksinimi gebelikte, kanamalarda ve büyüme çağındaki çocuklarda artmaktadır.

Demir Eksikliği Anemisi

Demir Eksikliği Anemisi

Demirin önemini açıklamak gerekirse; vücutta bulunan demir miktarı ortalama 4 gr. dolayındadır ve bunun %65 kadarı da hemoglobin içindedir. Demirin vücutta nasıl kullanıldığı kısaca özetlenecek olursa; normal olarak demir vücuda besinlerin sindirimi yoluyla girer. Ortalama alınan günlük 10-20 mg. Kadar demirin %5-10 kadarı emilir. Besinlerdeki 3 değerlikli demir yapısı midede C vitamini ve mide asidi (klorhidrik asid) gibi faktörlerin etkisiyle 2 değerlikli hale gelir ve ince bağırsaklardan emilir. Bu oluşan 2 değerlikli demire ferro adı verilir ve ferro besinlerdeki 3 değerlikli olan ferri’den daha kolay emilir. Özellikle etten gelen demir 2 değerlikli olduğu için, ekonomik düzeyi düşük olan toplumlarda hayvansal protein tüketimi az olduğundan, sebzelerden gelen demir ise 3 değerlikli olduğundan bu demirin emilimine maruz kalanlarda demir eksikliği anemisi daha sık görülür. Bu sebeple demir eksikliği olan hastalara ferri değil, ferro şeklindeki preparatlar olan ilaçlar verilir (ferrosanol..vb). Mide asidinin demir emilimindeki rolü göz önüne alındığında gastroktemi (midenin bir kısmının yada tamamının çıkarılması) ameliyatlarından sonra demir eksikliği ortaya çıkar.

Vücutta demir %60 oranında karaciğerde depo edilir. Demir miktarı kanda fazla olduğunda depo organlarda ferritin şeklinde depolanır. Kandaki demir miktarı azaldığında ferritine bağlı demir kolayca ayrılır ve dengeyi kurar. Eritrositlerin ömrü ortalama 120 gün kadardır ve yıkıma uğradıkları zaman açığa çıkan hemoglobin başka hücrelerce alınır ve buradaki demir serbestleşir. Bu demir eğer kanda fazla ise ferritin deposuna kaldırılır.

Demirin işleyişi açıklandıktan sonra anemi tablosuna bakılacak olursa; demir eksikliği anemisinin en sık görülen nedeni patalojik kanamalardır. Aşırı menstruasyon (adet kanama fazlalığı), mide kanamaları, hemoroidler, bağırsak parazitleri, mide ve kalın bağırsak kanserleri bunlara örnek olarak verilebilir.

Demir eksikliğinin kansızlığa neden olabilmesi için önce depo demirlerinin (ferritin ve hemosiderin) tükenmesi gerekir. Kandaki demir ancak depolar boşaldıktan sonra düşmeye başlar ve bundan sonra anemi ortaya çıkar. Demir eksikliği ilerledikçe de anemik tablo daha da derinlik kazanır.

BELİRTİ VE BULGULAR

Hastalık seyri yavaştır. Belirtiler arasında yorgunluk, halsizlik, çarpıntı, iştahsızlık, eforda zor nefes alma ve kabızlık görülebilir. Anemik kişinin tırnakları incelir ve çabuk kırılır. Ayrıca tırnaklar düz bir yapıya dönüşür ya da konkavlaşır (kaşık tırnak). Bu kişilerde splenomegali (dalak büyümesi) görülür. İlerleyen zamanlarda solukluk giderek artar, hızlı nabız (taşikardi) ve kalp büyümesi görülebilir.

Laboratuvar bulgularında ki eritrosit sayısı azdır. Kandaki demir değeri düşüktür ve yine kandaki demir bağlama kapasitesi olan değer yüksektir. Hastanın ferritin değerine bakılarak depo demir hakkında bilgiye ulaşılır. Başka bir tanı koyucu yöntem olarak da gaitada (dışkıda) gizli kan araştırması yapılabilir.

TEDAVİ

Amaç; Demir eksikliğine neden olan faktörün bulunup ortadan kaldırılmasıdır. Anemik durum kanamaya bağlı gelişmiş ise kanama odağının saptanarak kanamanın durdurulması planlanır.

Erişkinlerde emilimi kolay olan 2 değerlikli demir sülfat doz ayarlaması yapılarak oral yoldan günde 200-300 mg arası uygulanabilir. Mide tahrişlerinin önlenmesi için demir ilaçlarının yemeklerden hemen sonra alınmasında fayda vardır. Ağızdan demir ilacı alan kişilerde dışkı rengi koyulaşacağı için hastanın bu durumu daha önceden bilmesi endişesinin giderilmesinde etkili olur.

Vakaların bir çoğunda depo demirlerin yeniden doldurulma süresi 6 aya kadar çıkabilmektedir. Fakat iki aylık bir tedavi de orta şiddetli bir anemiyi düzeltmede yeterli olabilir.

Hastada ülser yada bağırsak kanamaları gibi durumların varlığında, damar içi ya da kas içi demir ilacı uygulamaları yapılabilir. Damar içi uygulamaların yan etkileri çok fazla olduğundan mutlaka tam teşekküllü bir hastanenin acil servis biriminde yapılmasında fayda vardır. Hastada uygulama sırasında bulantı, kusma, ürtiker, baş ağrısı ve yüksek ateş görülebilir. Bu nedenle hastanın damar içi demir ilacı uygulanması sırasında yanında yakınlarından birilerinin olmasında fayda vardır.

1 Comment

  1. Pingback: Tüp Bebek Tedavisinde Yorgunluk | Hastane Randevu Alma - Mhrs

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.