Dizüstü (Laptop) Bilgisayarların Kısırlık Üzerindeki Etkileri

Dizüstü (Laptop) Bilgisayarların Kısırlık Üzerindeki Etkileri

Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte yaşantımız gittikçe kolaylaşıyor. Cep telefonu, uzaktan kumanda, internet bağlantıları gibi yüzlerce elektronik kaynakla karşı karşıyayız. Birçok işimizi artık oturduğumuz yerden halledebiliyoruz. Ama sağlık açısından olası zararlarını hep görmezden geliyoruz. Tüm bu teknolojik aletlerin insan sağlığına olumsuz etkileri olmaktadır.
Ne yazık ki günümüzde teknolojik gelişmeler sonucu üretilen bir çok alet radyasyon yayıyor. Hiç farkında olmadan insan vücudu, organlar ve dokular, sürekli olarak radyasyon ile etkileşime giriyor.
Kablosuz bilgisayar ağları ülkemizde gittikçe yaygınlaşıyor. Kablosuz ağların çoğu şu anda WiFi teknolojisini kullanıyor. Kısa mesafede kablosuz iletişim ise bluetooth teknolojisi ile sağlanıyor. Bluetooth teknolojisinde söz konusu enerji yayılımı cep telefonlarına oranla çok çok daha düşük olduğundan sağlık ve üreme açısından bir risk oluşturmuyor. Ancak WiFi teknolojisi için aynı şeyi söylemek pek de kolay değil.
Amerika’da, gerçekten de diz üstüne konarak kullanılan dizüstü bilgisayarların erkekler üzerindeki etkileri konusunda bir araştırma yapılmış. Çalışma sırasında dizüstü bilgisayarların iç ısısı 70 dereceyi geçebiliyor. Bu bilgisayarlar kucakta kullanıldığında kasık bölgesine yakın tutuluyor. Gerek bilgisayarın yaydığı yüksek ısının, gerekse otururken bacakların birbirine yakın olması nedeniyle testislerin sıkışık durumda olmasının, üreme organları üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ve üreme becerisini düşürdüğü tesbit edilmiş.
Bilgisayar üreticileri bilgisayarın içindeki ısıyı düşürecek teknolojiler üretiyor ve dışarıya çıkan ısıyı en aza indirmeye çalışıyorlar. Çünkü onlar da biliyorlar ki ısınma hem bilgisayarların çalışma sistemlerine hem kullanıcılara zarar veriyor. Ancak üretici firmalar bu aşırı ısınmanın kullanıcılara zarar verdiğini belirtmekten kaçınırlar.
Amerika’da yapılan araştırmada, deneklerden, sanki bir çalışma ortamındaymış gibi davranmaları istenmiş. Deneklerden ofis programlarını kullanmaları, internette birkaç araştırma yapmaları, mail ile haberleşmeleri ve benzeri bir takım uygulamaları kullanımaları istenmiş. Sadece on dakika içinde, vücudun bazı bölgelerinde sıcaklığın 40 dereceyi aştığı gözlenmiş.
Hani bir deney vardır. Bir kurbağayı sıcak suyun içine koyarlar, kurbağa hemen kaçar. Bu defa kurbağayı soğuk suya koyarlar ve suyu yavaş yavaş ısıtırlar. Kurbağa farkına varmadan haşlanır. İşte kullanıcılar da bilgisayarlardaki bu ısınmayı hemen farkedemiyorlar ve ısı tehlike sınırlarını aşsa bile itiraz etmiyorlar. Yani insanlar yavaş yavaş gerçekleşen değişikliklere tepkisiz kalabiliyorlar.
Dizüstü bilgisayarların hemen hepsi tehlike yaratacak ölçüde ısınıyor. Özellikle de oyun amaçlı kullanıldığında, üremenin önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor. Güçlü işlemciler ve yüksek çözünürlüklü grafikler bilgisayarların normalden fazla ısınmasına yol açıyor.
Uzmanlar erkeklerin testislerinin çok uzun süreler ısıya maruz kalmasının, uzun dönemde iktidarsızlığa yol açabileceği konusunda hemfikirler.
Dizüstü bilgiyarlardaki ısınma yanında diğer büyük tehlike de kablosuz bağlantı.
Kablosuz bağlantının yaydığı elektromanyetik dalgalar spermlerin hareketliliğine ve genetik yapısına zarar veriyor. Evet kablosuz bağlantı erkeklerde kısırlığa neden oluyor.
Bu çalışma dizüstü bilgisayar kullanımı sırasında oluşan elektromanyetik dalgaların insan spermi üzerine olan etkisinin incelendiği ilk çalışmadır.
Sağlıklı 29 erkekten alınan sperm örnekleri iki gruba ayrılarak farklı ortamlarda bekletilmiş.
Birinci grup örnekler, oda ısısındaki kablosuz internete bağlı ve aktif olarak çalışan bir dizüstü bilgisayarın altına konulmuş. Diğer örnek grubu da yine oda ısısında dizüstü bilgisayardan uzağa konulmuş. Spermler dört saat bekletilmiş.
Sürenin sonunda bütün sperm örnekleri tekrar incelenmiş. Laptop altında bekletilen örneklerde spermlerdeki hareketliliğin önemli oranda düştüğü ve DNA yapısının bozulduğu görülmüş.
Bu önemli bir tespittir. Çocuk sahibi olmak isteyen erkekler dizüstü bilgisayar kullanımını mutlaka sınırlandırmalıdır. Hatta mümkün olduğunca internete kablo aracılığı ile bağlanılmalıdır.
Son yıllarda tabletler yaygınlaşmaya başladı. Sadece internet kullanımına ve basit işlevlere ihtiyaç duyan kullanıcılar, bu ihtiyaçlarını tabletlerle rahatça karşılayabiliyor. Kullanım sırasında da üreme sistemlerine pek de yakın olarak tutulmuyorlar. Bu açıdan bakıldığında tabletlerin tercih edilmesi erkeklerin sperm miktarı ve kalitesine dair problemlerinin önüne geçecek gibi görünüyor.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.