DNA Nedir

DNA Nedir ?

DNA nükleik asitlerden Deoksiribo Nükleik asidin kısaltılmışıdır. Nükleik asitler arasında hücre temeli ve yapısal özellikler bakımından en önemli olanıdır. DNA çoğunlukla Gen olarak adlandırılır. Dünya üzerindeki her organizmanın temel yapısını oluşturur. İçerisinde barındırdığı bilgiler günümüzde hala tam olarak çözülememiştir. Buna karşın DNA üzerinde meydana gelen değişikliklerin bazı yapısal bozukluklara sebep olabildiği kanıtlanmıştır. DNA organizmalardaki biyolojik işlemleri kodlar halinde bünyesinde barındırır.

DNA hücre faaliyetlerinden tutun, organizmanın yapısal gelişimine kadar her türlü bilginin baz- şeker yapısı üzerine kodlandığı bir sarmaldır. DNA iki sarmal halinde bulunan ve her bir sarmalın nükleotit adı verilen basit temellerden oluşan bir yapıdadır. Nükleotit yapısı 3 çeşittir. Bunlar Guanin, Sitozin, Adenin ve Timin’dir. Baş harfleriyle adlandırılırlar.  Bu sarmallardan her birine polimer adı verilir. Bu polimerler sarmal yapıyı oluşturabilmek için, ester bağ yapılarıyla birbirlerine bağlanırlar. Bu bağlar şeker ve fosfat temelli gruplardan meydana gelir. DNA düzenlemesinde Adenin Timin ile Guanin’de Sitozin ile karşılıklı bağlanır. Kodlanmadaki temeli çözülmemiş olmakla beraber, Guanin Sitozin bileşiminin doğumsal biyolojik eylemlerden, Adenin ve Timin bileşimininde durumsal biyolojik eylemlerden sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Hücresel boyutta DNA hücre çekirdeğindeki kromozomların içerisinde yer alır.  DNA organizmanın tüm hücrelerinde bulunur. Her hücrede farklı bir faaliyet alanına sahip olabilmekle beraber, kodlandırılmış iletileri mükemmel seviyedeki protein iletimiyle sağlar. Hücre bölünmesi gerçekleşirken DNA eşlenerek DNA ikileşmesi adı verilen durum gerçekleşir. Bu durum her iki hücrenin kromozomlarında da DNA’nın ulunmasını sağlayan ve bu güne kadar sağlanan bilgiler ışığında, yine DNA tarafından kodlanan bilgiler ile gerçekleşen bir döngüdür. Şeker gruplarının üzerine protein yapısındaki 4 baz yapıdan biri gelerek DNA içerinde işlenmiş verilerin yine nükleik asit temelli RNA (ribo nükleik asit)’ya aktarılmışını sağlar.

DNA yapısındaki bozukluklar fiziksel etkenlere bağlı olarak gelişemez. DNA yapısına etki edebilecek boyutta Radyoaktif ışınlardır. Radyoaktivite hücre çekirdeğindeki DNA yapısını bozar. Bu durum hasarın boyutuna ve hasar verdiği bölgeye bağlı olarak, organizmanın kendisine zarar verebileceği gibi, kalıtım adı verilen ve DNA kanalıyla bir sonraki nesillere geçen kodlarla daha sonraki nesillere taşınarak, bu nesillerde bir takım anomalilere neden olabilir.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.