Emzirmenin Anne ve Bebek Açısından Faydaları

Emzirmenin Anne ve Bebek Açısından Faydaları

Anne sütü genellikle ilk yıl içinde bebek için en üstün besin kaynağıdır ve bunun bilincinde olan kadınların sayısı giderek artmaktadır. Ülkemizde bir yaşından küçük bebeklerin %90’ı anne sütü ile beslenmektedir. Emzirme doğumdan sonraki 30. dakika başlayabilir ve isteğe bağlı olarak en az 6 ay olacak şekilde süresi uzatılabilir.

Anne için yararları: Emzirme işlemi anne ye çok yönlü fizyolojik yararlar sağlamaktadır. En basit örneği emzirmenin meme kanserini önleyici etkisinin olmasıdır. Başka bir örnekse emzirirken salgılanan oksitosin hormonu ile anne rahmi kasılarak eski halini daha kolay geri kazanır ve yaşam kalitesi daha kısa sürede düzene girer.

Emziren anneler doğru beslendikleri sürece, bebeklerini yeteri kadar emzirerek bir yandan da eski kilolalarına dönmeyi başarabilirler. Anne 1 ml süt salgılayabilmek için 7 kalori harcayabildiğinden emzirmek başlı başına bir kalori yakma işlemidir.

Emziren anne vücut sıvı dengesini ayarlamaya çalıştığı için günlük su tüketimini artırmaktadır. Bu da anne için metabolizmayı artırıcı etki göstermektedir.

Emzirmenin Anne ve Bebek Açısından Faydaları

Emzirmenin Anne ve Bebek Açısından Faydaları

Bu konuda bilinen bir yanlışa da değinmekte fayda var. Ülkemizin bir çok kesiminde emzirmenin anne için doğal bir korunma yöntemi olduğu düşünülmektedir. Anneye faydası olduğu düşünülen bir gerçek gibi gösterilmesi son derece yanlıştır. Yapılan araştırmalar, emziren kadınların yaklaşık %50’sinde doğum sonrası, ilk yumurta atılımının, 4. haftada başladığını doğrulamaktadır. Bu sebeple annenin bu konuda bilinçli davranması ve uzman kişinin önerdiği bir doğum kontrol yöntemine geçmesi gerekmektedir. Bu aşamada genellikle babalara daha çok özverili olmak yakışacağından, gerekli korunmanın erkek tarafından sağlanmasının, daha uygun olduğu düşünülmektedir.

Bebek için yararları: Emzirme işleminin bebek için fizyolojik yararları olduğu aşikardır. Düzgün bir damak yapısı, çene ve diş gelişimi bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Anne sütünün bebek üzerindeki faydaları saymakla bitmez. Yenidoğanın savunma mekanizmasındaki en ufak bir gecikme hastalığa kapı aralarken, anne sütündeki koruyucu immünolojik faktörler sayesinde bu tablo dengelenir. Anne sütünün içindeki IgA ve IgG, bakteri ve virüs gibi yabancı moleküllere bağlanarak mide bağırsak sisteminden emilmeden uzaklaştırılır.

Anne sütündeki lökosit denilen moleküller sayesinde yenidoğan enfeksiyonlara karşı korunmuş olur. Yine sütteki “bifidus” faktör bebeğin bağırsak sisteminde bakteri gelişmesini engeller.

Anne sütünde bebeğin gelişimi için tam ideal oranda elektrolit ve mineral bileşimleri vardır. Deri bütünlüğünü sağlayan temel amino asitlerden linoleik asit anne sütünde inek sütüne oranla çok daha fazla bulunmaktadır.

Anne sütü alan bebekler, kalsiyum/fosfor oranlarını düzenlemede inek sütüyle beslenenlere oranla daha az güçlükle karşılaşırlar. İnek sütüyle hazırlanan formüllerde fosfor düzeyi daha yüksek miktarda olduğundan kalsiyum oranı düşmektedir. Fosfor ve kalsiyum arasında ters orantılı bir ilişki vardır. Bebeklerde kalsiyum azlığı tetanilere (kasılmalara) neden olabilir. Anne sütündeki sodyum miktarı az olduğu için bebeğe ekstra olarak su verilmesinin gereği yoktur.

Anne sütü ile  beslenen bebeklerde allerjiye ilişkin solunum sorunları ve yiyecek allerjileri daha az görülmektedir. Ailede bir allerji öyküsü varsa anne emzirme konusunda daha bilinçli davranmalıdır. Ek gıdaya geçilirken yiyeceklerin, özellikle inek sütünün proteinine karşı, anneyi emen bebekler daha az allerjik reaksiyon yaşarlar.

Tüm bunlara ek olarak anne sütü kolay sindirilir, ekonomiktir ve her zaman kullanıma hazırdır.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.