Gebelik Öncesi Hazırlık

Gebelik Öncesi Hazırlık

Hamilelik döneminin son aşaması oldukça önemlidir. Ne kadar iyi bir hamilelik dönemi geçirilmiş olunursa olunsun, son zamanlarda yapılacak hatalar sıkıntılı hatta ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bu sonuçların bir kısmı anneyi bir kısmı bebeği, bir kısmı da hem anne hem bebeği hayati yönden tehdit edecek niteliktedir.

Gebelik öncesi hazırlık dönemine Traway adı verilir. Bu traway döneminin  en önemli kısmı ve doğum öncesi hazırlıkta en başta gelen bölüm trawayın yani hamilelik öncesi hazırlık döneminin birinci evresidir. Nişan adı verilen muküs yapının vajinal kanaldan gelmesinden sonra başlayan bu dönemde anne doğum için hazırlanır. Pelvik yapının genişlemesi ve pelvis açıklığının yeterli boyutlara ulaşması beklenir. Doğum öncesi kasılmaların en sık olduğu dönemdir. Bu kasılmaları kontrol altına alarak nefes egzersizleri yapmak, doğum esnasında oluşacak yorgunluğu  ve ağrıyı en aza indirir.

Gebelik öncesi hazırlık döneminin ilk evresinde pelvik açıklığın 10 cm ‘ye ulaşması yada 8- 9 cm boyutlarında olması ile doğum eylemine anne adayı alınır. Pelvik açıklık 10 cm’ye ulaşmaz ise ve doğum belirtileri gelişmiş ise anne adayı acilen sezeryana alınmalıdır.

Hamileliğin sona ermesine kadar olan sürecin önemi ile birlikte hamilelik gerçekleşmeden önceki süreçte oldukça önemlidir anne adayının en doğurgan olduğu dönemde gerçekleşen cinsel ilişki ile başlayan bu dönem 1 yıl kadar süreyle devam edebilir. Bu süreye kadar gebeliğin oluşmaması kısırlık olarak değerlendirilmez. Bu süreyi geçkin çiftlerde kısırlık açısından gerekli testlerin yapılması gerekir. Hamilelik öncesinde anne adayı stresten uzak durmalı, hem adet döneminin, hem de yumurtlama döneminin düzenlenmesi için beslenme alışkanlıklarına dikkat etmelidir. Cinsel tercihen, sperm sayısının yüksek olmasının sağlanması için iki günde bir olacak şekilde uygulanmalıdır. Tabi ki bu durumun aksine gelişen gebelik olaylarına sıkça rastlanmaktadır. Ancak günümüzün daha fark edilmemiş bir rahatsızlığı konumunda olan kısırlık sorunu da sıkça görülmektedir. Çocuk sahibi olamayan çiftlerin sayısı oldukça fazladır ve gün geçtikçe çoğalmaya devam etmektedir. Bunun başlıca nedenleri tüketilen besinler, stres odaklarının artışı ve radyasyon yayılımının artmasıdır bu durum annede doğurganlığı, babada ise sperm sayısında düşüşe neden olduğundan bu tip durumlar gittikçe yaygınlaşmaktadır.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.