Hipotermi Nedir Çeşitleri Tedavisi

Hipotermi Nedir Çeşitleri Tedavisi

Vücut ısısının normalden düşük olduğu durumdur. Uzun süre soğuk suya maruz kalan herkes hipotermi açısından bir risk taşır. Doğru uygulandığı takdirde ilk yardım bilgisi hipotermi tedavisi için yeterlidir. Yanlış ilk yardım tedavisi daha fazla zarar verebilir. Niçin ve nelerin yapılması ve nelerden kaçınılması gerektiğini anlamak, vücudun nasıl tepki vereceğini ve doğal reaksiyonlarla nasıl destekleneceğini bilmek gerekir.

Tüm hayati vücut fonksiyonlarımızın çalışabilmesi için gerekli vücut sıcaklığı 37 derecedir. Isı kaybı ve üretimi arasında bir denge olması gerekir. Isı üretimi fazla olursa sıcaklık artışı olur.

Soğuğa Karşı Direnme Gücünü Etkileyen Faktörler

Isı İletimi: Vücudun doğrudan çevreyle teması ile olur. Vücut ısısı çevreye yayılır. Nispeten havada ısı iletimi yavaştır. Suyun ısı iletimi havaya göre yaklaşık 25 kat daha fazladır.

Buharlaşma: Vücudun yüzeyinden sıvının buharlaşması; rüzgar, deniz suyu, terleme, güneş ile ısı iletimi artmaktadır.

Işıma: Vücut sıcaklığının kızılötesi  ışınları ile  elektromanyetik  yayılımla iletilmesidir.

Soluma: Solunum sırasında dışarı üflenen hava, nefes aldığımız havadan daha sıcaktır.

Suyun Sıcaklığı

Suda kalma suresi

Hava Sıcaklığı ve Nem oranı

Rüzgar Hızı: Soğuk havada rüzgar hızına bağlı olarak hissedilen sıcaklık düşmektedir.

Giysi: Soğuktan koruyan giysiler ya da ısı koruyucu tulumu olanlar daha uzun süre soğuk suda kalabilir, hayatta kalma şansıda büyük ölçüde artar. Islak kıyafetler vücuttan ısı kaybını 20 kat arttırır.

Beslenme Durumu: Yiyecek ve içeceklerin eksikliği ya da yetersiz alımı hipotermiyi artırır.

Kalp-Damar Sisteminin Durumu: Periferik damar hastalığının, şeker hastalığının varlığı hipotermiyi arttırır.

Vücut Yapısı: Vücudun yüzey alanı; uzun boylu kişilerin yüzey alanından ısı kaybı kısa boylu kişilere göre daha fazladır.

Yaşı: Çocuklar daha çabuk üşüme eğiliminde, özellikle 65 yaş üstü başta olmak üzere yaşlılar daha fazla hipotermiye girmeye eğilimindedir.

Cinsiyet: Kadınlar daha fazla yağ dokusuna sahip olduklarından daha geç üşüme eğiliminde, cilt altı yağ tabakası ise fazla ısı kaybını önler.

ÖNEMLİ NOT: Travma hastalarında; yara ve yanıkta kullanılan ıslak tampon uygulaması, soğuk metal gibi cisimlerle veya soğuk ıslak zeminle temas hipotermi riskini arttırabilir. Hipotermi ise yaralanmalardan dolayı olan ağrıyı maskeleyebilir. Merkezi (core) vücut ısısının devamlı ölçümü gerekebilir.

HİPOTERMİNİN DERECELENDİRİLMESİ

Hafif Hipotermi

Bu aşamada daha güçlü  bir ısı üretimi (vücut ısı üretimini 5 kat arttırıyor) vardır. Mevcut tüm karbonhidratlar yakılır. Refleks hareketiyle tetiklenen kas aktivitesi ve artan ısı üretimi ile ısı kaybı büyük ölçüde telafi edilir. Vücut ısısı 34°C üzerindedir. Bilinç açık, soğuktan yakınma, sık aralıklarla idrar yapma (merkezi vücut ısısı 30°C de iken idrar akımı normalin 3 katıdır), kol ve bacak ağrıları, titreme, mavi soluk cilt, taşikardi, hızlı nabız (dakikada 80 atımın üzerinde), sık soluma (dakikada 12 solumanın üzerinde) izlenir. Pupillalar (göz bebekleri) normal genişlikte, ışığa hızlı tepki gösterir.

Orta Derecede Hipotermi

Vücudun ısı üretimi ısı kaybını daha fazla telafi edememektedir. Uyku hali, azalmış kas fonksiyonu ile karakterizedir. Vücut ısısı 27°C ve 34 derece arasındadır. Bilinç düzeyinin düşmesi, karar verme ve muhakeme yeteneğinin zayıflaması, ağrı duyusunun azalması, bradikardi (kalp atımının azalması), düzensiz solunum  ve kalp ritim bozuklukları (32°C altı), kan basıncının  ölçülememesi  (31°C de), titremenin durması (30-32°C de), yavaş nabız (dakikada 60 atımın altında, düzensiz), yavaş soluma (dakikada 12 solumanın altı) izlenir. Pupillalarda daralma, ışığa yavaş tepki gösterme, artan somnolans (bozulmuş zihinsel durum), halüsinasyonlar görülebilir.

Ciddi Hipotermi

Vücut ısısı 27°C altındadır. Vücut tek başına ısı kaybını telafi edemez. Artık ısı üretemez. Bazal metabolizma hızının %50 azalması, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının yavaşlaması, yüzeysel solunum (dakikada solunum sayısı 5-10), zayıf nabız, geniş pupillalar ve ışığa cevap kaybı izlenir. Pupillalarda ışık refleksi 23°C ye kadar alınır. Vücut ısısı 20°C de pupillalar fiks ve dilate olur.

ÖNEMLİ NOT: 27°C’nin altında, koma, solunum ve nabız durması, derin bilinç kaybı hali ile kişinin canlı olup olmadığının kesin tespiti zordur. Hasta bilinçsizdir, ağrıya cevap veremez, kol ve bacaklar soğukla birlikte sertleşmiştir. Ölüm kriterleri kesinlikle hipotermi durumunda geçerli değildir. Hasta görünüşte  ölüdür ama hala kurtarılabilir. Hipotermik kişi, vücut ısısı normale dönene kadar, temel yaşam desteği sonuçsuz kalana dek ya da bir doktor tarafından ölüm hali belirlenmeden öldü kabul edilemez. Bu nedenle  uzun süre soğuğa maruz kalmış, nabzı alınamayan kişi asla ölü olarak değerlendirilmemelidir. Eğer kişi merkezi vücut ısısı 30°C’nin altına gelmişse 32°C ye kadar ısıtılır. İleri yaşam desteği uygulamalarından özellikle defibrilasyon, elektrik şoku vücut merkezi sıcaklığı 30°C’nin altındayken etkisiz kalabilir. Morfinin yarılanma ömrü ise 37 derecede 1,5 saat iken, 25 derecede 36 saattir.

Hipotermi İlk Yardım

1.  Hastanın güvenliği sağlanmalıdır.

2.  Yüzük, saat, künye, kolye gibi takılar çıkarılmalıdır.

3.  Hasta korunaklı bir şekilde yatar pozisyonda taşınmalı, kendi başına yürümesine müsaade edilmemeli, gereksiz vücut hareketlerinden kaçınılmalıdır. Vücut ısısı normale dönene kadar yatak istirahatinde tutulmalıdır.

4.  En yüksek riskli hastaya (zehirlenme, yaralanmaların olması, kronik hastalıklar, kullandığı ilaçlar) öncelik verilmeli.

5.  Eğer hastanın vücut ısısı 30°C’nin altına inmişse, orta ve ciddi hipotermik kişi özellikle titremiyorsa, vücut ısısı 32 derecenin üzerine gelene kadar ısıtılır. 30°C’nin altında ciddi hipotermilerde titreme,

32 derecenin altında da refleksler kaybolur. Kişi kuru çarşaf serilmiş bir yatak üzerine yatırılıp iki ya da üç battaniye ile sarılır. Dört tane havlu, bir kabın içinde 40 dereceye  kadar ısıtılmış su içerisinde ıslatılır ve havlular iyice sıkılır, koltuk altlarına ve kasıklarına 10 dakikada bir hastanın vücut ısısı yükselene kadar yenisi ile değiştirerek  uygulamaya devam edilir. Battaniye altına kişinin en fazla ısı kaybettiği bölgelere başına, boynuna, göğsüne ve kasığına sıcak su şişeleri de uygulanabilir. Genellikle kas kasılmaları yeniden belirdiğinde en büyük tehlike bitmiştir.

Hipotermide Tedavi 

Hafif Hipotermi Tedavisi

Hafif hipotermili, titreyen kişi, daha fazla ısı kaybı önlenirse düzelecektir. Başka özel duruma gerek yoktur. Düz bir yüzeye yatırıp titreme durana kadar yatak istirahatı sağlanır, yün battaniye örtülür, ılık ve şekerli içecekler verilir, alkol hiçbir durumda verilmez. Kısaca soğuktan titreyen kişi için ciddi hayati bir tehlike olmadığı söylenebilir. Dikkat edilecekler unsurlar;

1.  Mümkünse başkasının kıyafetlerini giyerek ıslak giysilerin kuru giysilerle değiştirilmesi.

2.  Beraberinde yaralanmaların kontrol edilmesi.

3.  Hipotermi durumu geçtikten sonra bunun tekrarlanmaması için önlemlerin alınması.

Orta Derecede Hipotermi Tedavisi

Orta hipotermili kişi sürekli gözlemlenir, kendi başına yürümesine müsaade edilmemeli (vücut merkezindeki sıcak kan ile bacaklardan gelen soğuk kanın karışmaması için) aksi halde kalp veya beyin gibi hayati organların çalışmasında risk artar. Mutlak yatak istirahatına alınmalı, kişi çelişkili bir şekilde soğuğa rağmen soyunabilir, daha fazla soğumayı önlemek için yün battaniye ile üzeri örtülmeli, mevcut minimum dolaşımı bozan ani herhangi bir harekete müsaade edilmemeli. Kıyafet değiştirmekten bile kaçınılmalıdır! Hastayla düzenli konuşarak iletişim kurarak, bilinç durumunu ve nabzını sürekli kontrol edin.

Kişi nefes almıyorsa:

Hava yolunun açık olduğuna emin olun ve hemen ağızdan ağza, ağızdan buruna suni solunuma başlayın, en azından 30 dakika temel yaşam desteğine devam edin.

Kişi nefes alıyor ama bilinçsizse:

Nefes alımı dil ya da kusmayla tıkanmasın diye yan yatış pozisyonuna getirin. Diğer bilinçsizlik nedenlerini araştırın (örneğin kafa yaralanması v.s.).

Tüm gereksiz vücut hareketlerinden kaçın. En büyük tehlike hayatı tehdit eden kalp ritim bozukluklarının oluşması ve acil temel yaşam desteği gerektiren kalp durmasının ortaya çıkmasıdır. Aslında soğuğa maruz kalmaya bağlı ölüm kalp yetmezliği ile olur.

İleri Derecede Hipotermi Tedavisi

Hipotermi Nedir Çeşitleri Tedavisi

Hipotermi Nedir Çeşitleri Tedavisi

Vücut büyük ölçüde kendi enerji talebini kesip sadece hayati organları desteklemektedir. Öncelikle kollar ve bacaklardan vücut merkezine doğru  ısı desteği  kesilir. Sadece hayati organlar, kalp, akciğerler ve beyin kan ile desteklenir. Bu durumda kollar ve bacaklar hareket kabiliyetini kaybetmiştir. Tahliye veya taşıma sırasında kişinin aktif ya da pasif hareket ettirilmesi ile soğuk kanın vücudun uç noktalardan merkezine doğru akması, vücut merkezinin soğumasına sebep olur. Bu süreç sık gözlenen kurtarma sırasındaki ölüm nedenlerinden biri olarak kabul edilir. Taşıma son derece nazik bir şekilde yapılmalıdır. Başarılı kurtarma sonrasında bile kalp ritim bozuklukları ortaya çıkabilir. Çoğu durumda, ölüm kişinin taşınırken düşürülmesi (afterdrop fenomeni) nedeniyle meydana gelmektedir.

ÖNEMLİ NOKTALAR

Deniz suyu büyük miktarda yutan veya soluyan her hipotermik kişi, vücut ısısı normale dönse bile hastane şartlarında en az 48 saat gözlem altında tutulmalıdır.

Deniz suyu teneffüs edilmesi veya yutulması yaşamı tehdit eden, hastanede tedavi gerektiren akciğerlerde ödeme neden olabilir. Hastane şartlarında tedavisi mümkün değilse, zatürreyi önlemek için öksürük şurupları ve antibiyotikler verilmelidir. Özellikle büyük miktarda tuzlu su yuttuklarında hastaya, aldığı sıvıdan daha fazla idrar çıkarana kadar bol sıvı verilir, nefes darlığı (akciğer ödemine bağlı) geliştiğinde 2 tablet furosemit tablet (Lasix) verilir.

Aşağıdaki Adımlar Her Hasta için Yasaklanmalıdır

Hızlı ve ani olarak ısıtmayın. Kanın yüzeye gelip daha da soğuk olarak iç organlara dönmesine yol açtığından tüm vücut aynı anda ısıtılmamalıdır. Kollar ve bacakların gövdeden önce ısıtılması, soğuk kanın santral dolaşıma dönmesiyle merkezi ısının daha fazla düşmesine neden olabilir. Dıştan ısıtma ile soğuk kanın kol ve bacaklardan vücut merkezine doğru akması ile ölüm oranının fazla olmasının nedeninin afterdrop fenomeni olduğu belirtilmiştir.

Afterdrop  fenomeni, dıştan ısıtma yöntemleri (ısıtma battaniyeleri, sıcak oda, sıcak sulu banyo) ile merkezi vücut ısısının ani ve hızlı düşmesi olarak tanımlanır. Ölümlerin bir kısmının nedeni damarların genişlemesi  ile etkin kan akımının ortadan kalkması sonucu ani kalp durmasına bağlı olabilir.

Hemen çok sıcak bir yere almayın. Doğrudan herhangi bir dış ısı kaynağına maruz bırakmayın.

Ovalamayın,  soğuktan etkilenmiş vücut bölgelerinin ovulması ile mekanik travmaya maruz kalabilir, doku hasarını arttırır.

Masaj yapmayın, bandaj uygulamayın.

Sigara içirmeyin, Kesinlikle alkol vermeyin.

Bilinci yerinde olmayan bir kişiye ağızdan hiçbir şey vermeyin.

SİPER AYAĞI (IMMERSION FOOT)

Nemli soğuğa (sıklıkla 10 derecenin altı) 12 saatten  fazla maruz kalma nedeniyle oluşur. Kısmi kalınlıkta yanıklar olurken derin yanıklar oluşmaz. Etkili bir korunma için ayakların sıcak tutulması, uygun ayakkabı giyilmesi, ıslak çorapların gün içinde birkaç defa değiştirilmesi gerekir. Etkilenen bölgede uyuşma, karıncalanma, soluk cilt, nabız kaybı ve hareketsizlik görülebilir. Erken dönemde tedavi edilirse geri dönüşümlüdür. Ayakkabıların bağları gevşetilip ayak yukarı kaldırılır, parmak ve bilek hareketleri yapılır. Isıtmakla saatler içerisinde şiddetli yanma hissi, ağrı ve duyunun geri gelmesi izlenir. Ancak 2-3 gün içinde yeterli tedavi olmazsa ödem, bül (içi sıvı dolu kabarcıklar) oluşumu ve kızarıklık gelişimiyle durum ciddileşebilir. Duyu kaybı haftalarca devam edebilir. Daha ciddi olgularda kangren izlenebilir.

Soğuk ve Nemden El ve Ayaklarda Meydana Gelen Kızarıklık ve Şişlik (Pernio veya Chilblain)

Soğuk ve nemli iklimlerde uzun süre kuru soğuğa maruz kalmanın sonucu görülen donmanın hafif bir şeklidir. Kulaklar, el ve ayak parmaklarında bölgesel kaşıntı, kızarıklık ve ödem görülür. Koltuk altları sıcak olduğundan ellerin koltuk altlarına sokulması ısının dengelenmesi için yaralıdır. Etkilenen alanda küçük ağrılı ülseratif yaralar oluşur. Sıklıkla kulaklar, parmaklar, eller ve ayaklar etkilenir. Mavi kırmızı cilt, şişlik, kaşıntı, yanma hissi söz konusudur.

Soğuk Sızısı (Frostnip)

Donma noktasının (0°C-16°C) üstündeki sıcaklıklarda, nispi yüksek nem şartlarında maruziyetin neden olduğu en hafif soğuk yaralanmasıdır. Karıncalanma, kaşınma, ısıtılmayla artan yanma hissi olurken bül oluşumu ve ciltte renk değişikliği görülmez.

Lokal soğuk yaralanmalarının şiddetini belirleyen en önemli üç faktör:

1.  Maruz kalma süresi.

2.  Maruz kalınan hava sıcaklığının derecesi.

3.  Maruz kalma sırasında rüzgarın hızı.

ÖNEMLİ: Rüzgar, soğuk bölgelerde donma açısından tehlikeyi arttırır. Ayrıca hipotermik kişide kan uç kısımlardan hayati organlara doğru aktığı için hipotermi ile birlikte lokal soğuk yaralanmaları riski artar.

DONDURUCU SOĞUK YARALANMALARI

Soğuk Isırması (Frostbite)

Hücre düzeyinde buz kristal formasyonu ile dokularda donma meydana gelmesidir. Bulgular tekrar ısıtma ile kaybolur ve sekel bırakmaz. Ağrı kesiciler verilebilir. Etkilenen bölgelere  eğer hastaneye ulaşmak mümkün değilse ılık suda yeniden ısıtma yapılır. Ancak taşınma süresi uzunsa kişi ısıtılabilir.

Eller ve ayaklar için; bir termometre ile ısısı kontrol edilen kapta (40 derece civarında), ılık suda (sıcak olmamalı)  15-30 dakika tutarak, yüz ve kulaklar için; ılık suda ıslatılmış gaz kompres uygulayarak, etkilenen bölgeler yavaş ısıtılmalıdır. Ani ve hızlı ısıtmayın. Soğuk yaralanmasından 24 saat sonra yeniden ısıtma yapılmaz.

Donmanın Derecelendirilmesi

Donma, yanıklar gibi derecelendirilir:1 ve 2. dereceler  yüzeysel 3 ve 4. dereceler  derin olarak gruplanır. Derin donmalar 3-6 hafta sonra ampütasyona gidebilirken sonrasında yerini kronik ağrılara bırakabilir. Ciltteki derinliğine göre hafiften şiddetliye doğru:

1.Derece: Derinin kanlanmasının azalması, sarı veya etrafında kırmızılık olan beyaz alanlar, his kaybı, karıncalanma daha sonra ciltte kızarıklık ve şişlikler vardır.

2.Derece: Yaralanmadan 24 saat sonra olan ciltte, içi berrak yada süt renginde sıvı ile dolu veziküler (kabarcıklar, çapı 0,5 cm’den küçük) oluşumlar sonrasında ülseratif yaralar vardır.

3.Derece: Kanlı sıvı ile dolu veziküler oluşumlar sonrasında iki haftada deri kararır ve kuru kangren oluşur. Yaş kangrene veya enfeksiyon gelişmedikçe birkaç aya kadar debritman yapılmaz. Derin ülserasyon, dokunun ayrışması ile yerleşen bakterilerin yol açtığı enfeksiyon görülebilir.

4.Derece: Tam kat cilt ve derin dokuların hasar gördüğü donma olup, dokuların geriye dönüşümsüz hasarı söz konusudur. Derin yapılarda hasar ve fonksiyon bozukluğu vardır.

ÖNEMLİ: Birden çok olumsuz faktörün bir arada olması halinde donma sıfır derecenin üzerindeki sıcaklıklarda ortaya çıkabilir. Yavaş yavaş gelişir, ağrıya duyarlılığın azalması nedeniyle hastaların kendileri tarafından fark edilemeyebilir. Donma tehlikesiyle karşılaşıldığında her kişi diğerini iyi gözlemlemelidir. Donma genellikle belirli vücut parçalarını etkiler ve mutlaka genel hipotermi ile birlikte olması beklenmez. Donma en sık burun, kulaklar, ayak ve el parmaklarında görülür. Etkilenen bölgeler yavaş ısıtılmalı. Soğuk olan uzuvlar normalde soluk görünürler. Sonrasında bir kızarıklık oluşursa bu bozulmuş bir dolaşımı gösterir.

Donmada İlk Yardım

•  Lokal dolaşım iyileştirilmeli, ıslak giysiler kuruları ile değiştirilmeli, dar giysi, kemer, çorap, ayakkabı gibi basınç uygulayan giysiler çıkartılmalı.

•  Takılar çıkartılmalıdır.

•  Egzersiz, hareket etmek erken aşamada soğuk yaralanması başlangıcını önlemek için yardımcı olacaktır.

•  Etkilenen bölgeler ovulmamalı, buzla ya da doğrudan ovuşturulmamalı.

•  Masaj yapılmamalıdır.

•  Doğal yollarla vücudun ısıtılması sağlanabilir. Örneğin ellerini başkasının koltuk altlarına yerleştirerek.

•  Sıcak şekerli içecekler verilebilir, alkol vermeyin.

•  Sigara içirmeyin. Sigara içmek ellerde ve ayaklarda kan akışını azaltır.

•  Donan parçanın atelle hareketsiz duruma getirilip elevasyonu yapılmalı.

•  Büller patlatılmamalı. Patlamış kanamalı büllerin üzerleri kapatılmalı, pansumanı yapılmalı

•  Antibiyotik verilebilir.

•  Tetenoz profilaksisi uygulanmalı.

•  Gerekirse ağrı kesiciler verilebilir.

Donma  Tedavisi 

Günlük yara pansumanı yapılmalıdır. Ayak ve el parmakları arasındaki yaralara pamuklu tamponlar koyun ve yüksekte tutun. Yarada enfeksiyon ve yüksek ateş olması halinde antibiyotiğin dozunun ayarlanması ve hastane dışında çözülme olmuşsa ağrı kesicilerin verilmesi konusunda tıbbi destek alınız.

ÖNEMLİ

Uygun tıbbi bakım sağlanıncaya kadar donmuş parçayı dıştan ısıtmayın ve çözmeyin. Yeniden donmagelişmesi olası ise olay yerinde ısıtma veya çözme yapmayın. Donmuş parçanın acile taşınması sırasında herhangi bir ısıtma işlemi ya da girişim yapılmamalıdır. Bu işlemler doku hasarını artıracaktır. Lokal donma hipotermi ya da sepsisle beraber değilse mortalitesi çok azdır.

Hipotermi Konusunda Yaygın Olarak Yapılan Yanlışlar

•  Lokal donma ile birlikte olan hipotermi tedavisindeki yetersizlik.

•  Donmuş dokuya girişimde bulunmadaki yetersizlik.

•  Etkilenen parçanın hızlı ısıtılmasındaki yetersizlik.

•  Isıtma amacıyla kullanılan su ısısının kontrol edilmemesindeki yetersizlik.

•  İlaç başlamadaki yetersizlik.

•  Hastanın yeniden soğuğa maruz kalmasını önlemedeki yetersizlik.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.