Hodgkin Lenfoma Hastalığı Nedir

Hodgkin Lenfoma Hastalığı Nedir

Hodgkin Lenfoma bir tür Lenf Kanseridir. Bu tür Lenfoma türleri tedavi edilir nitelikte olduğundan doktorların en sevdiği türlerdir. Çünkü hastaya güven veren ve iyileşmesine olanak tanıyan tümorlerdir. Hodgkin Lenfoma litaratürde Hodgkin hastalığı olarak geçmektedir. Bunun tedavisini Onkoloji doktorları yaptığından tedavi süreci biraz sıkıntılı olup korkutucu gibi gözükse de herhangi bir kanser türü ile karşı karşıya kalacağınıza bu tür bir Lenfomayla karşılaşmanız adeta bir şans niteliğindedir.

Hodgkin Lenfoma bir şişlikle kendini gösterebilir. Bilindiği gibi vucudumuzun her yerinde lenfler vardır. Ama Hodgkin Lenfoma en çok boyun, kasık, koltuk altı lenflerinde kendini gösterir. Burada ani şişlik farkettiğinizde hiç vakit kaybetmeden doktora gidilmesi en doğru yoldur. Doktorunuz herhangi bir lenf nodu şüphesiyle öncelikle sizden doppler ya da ultrosonografi isteyecektir. Eğer bu tetkikler neticesinde lenf nodlarının boyutları 3 cm. veya üzerindeyse tekrar detaylı bir araştırma isteyecektir bunun için ilk adım tomografidir. Tomografi lenf nodunun kesin boyutlarını belirlediği gibi herhangi bir yerde olası bir başka kitlenin görüntülenmesi için en önemli tetkiktir. Bunun sonucunda en önemli ve kilit nokta biyopsidir. Biyopsi iğneli olarak değil de kesinlikle açık olarak yani genel aneztezi şeklinde yapılmalıdır ki daha sonra 2. Bir iğneli biyopsi olmasın. Bazen iğneli biyopsiler kesin sonuç vermeyip sonucu yanıltmaktadır. Kesin ve detaylı bir sonuca varmak için ameliyatla biyopsi her koşulda daha iyidir.

Hodgkin Lenfoma Hastalığı Nedir

Hodgkin Lenfoma Hastalığı Nedir Hodgkin Lenfoma bir tür Lenf Kanseridir. Bu tür Lenfoma türleri tedavi edilir nitelikte olduğundan doktorların en sevdiği türlerdir.

Daha sonra bu tetkikleri isteyen dahiliye doktorunuz, sizi bir onkoloji doktoruna yönlendirecektir. Onkolojide yapılan ilk tetkiklerden biri de Lenfoma’nın kemik iliğinizde bir tutulum yapıp yapmadığıdır. Bunun için kemik iliğinizden kemik iliği örneği alınarak “kemik iliği biyopsisi” yapılır. Bu işlemde kalçanız uyuşturulur ve iğneyle ufak bir delik açılarak kemik iliğinize ulaşılır. Burada hasta acı değil kalçasında sadece tonlarca ağırlık varmış gibi hisseder. Ve bu noktada, Doktorun elinin hafifliği ve cana yakınlığının hastayı rahatlattığına asla şüphe yoktur.

Bu işlemler yapıldıktan sonraki aşama ise PET-CT yani kanser tarama’dır. Hastanın her hangi bir yerinde kanserli hücre olup olmadığı bu tetkik sırasında belirlenmekte olup doktora net bir bilgi verir.

Tüm bu tetkikler hazır olduğunda ise hastaya bir kemoterapi şeması hazırlanır. Hasta 15 günde bir olarak kemoterapi almaya başlar. Bu kemoterapi süresi 4 ila 6 ay arasındadır ki 6 ay gayet iyi bir süreçtir hastalığın iyileşmesine yeterince zaman tanımaktadır. Bu süre zarfında hasta kesinlikle mikrop kapmamaya özen göstermelidir. Özellikle toplu taşıma araçları ve kalabalık ortamlar gibi yerlerden uzak durmalı, kesinlikle öpüşüp sarılmamaya dikkat etmelidir.

Kemoterapi esnasında Nefrofil sayısı oldukça düşmektedir. Nefrofil beyaz kan hücreleridir. Bağışıklığımızı sağlayan bu hücreler 1,5 altına kesinlikle düşmemelidir. Yoksa kemoterapi aksar ve hasta hoş olmayan durumlarla karşı karşıya kalabilir. Hastanın mikrop kapması halinde hasta yoğun bakıma kadar gidebilir o yüzden hasta durumun ciddiyetini anlamalı ve koruyucu maske takmalıdır.

Kemoterapi hastada bazı değişiklikler oluşturabilir. Bunlardan en önemlisi de saçlara veda etmek olabilir.. Hasta belki bir süre saçlarıyla idare etse de en iyi çözüm kendi iradesiyle saçlarını kazıtmasıdır. Tırnaklarında kahverengimsi çizgiler oluşabilir bu hastayı korkutmamalıdır. 6 ay sonra normale döneceğinden şüphesi olmamalıdır. Diğer rahatsız edici konu ise ellerde korkunç bir kaşıntı sorunudur. Kaşıntı sonucunda ellerde siğile benzer kabarcıklar olsa da bu vücudunuzun ilaçlara gösterdiği alerjik bir reaksiyondur. Tavsiye olarak hastalara bu kaşıntıyla başa çıkmak için doktordan bir kaşıntı hapı istemesi ve bir diğer alternatif çözümse tuzlu suda ellerini bekletmesidir. Bir diğer kemoterapi sorunu kokulara karşı duyarlılıktır. Bu konuda hastaya anlayışlı olmak gerekmektedir.

Tüm  bu süreç bittiğinde ve sonuçlar alındığında, hasta geçen zamanı telafi edebilecek ve doktorun yanından mutlu olarak ayrılabilecektir.

Son olarak hastanın nüks durumuna karşı herhangi gözden kaçan bir hücre  sorunu için radyoterapi alması uygun görünür. Çok düşük dozda verilen radyoterapi de ense kısmında saçların dökülmesine sebep olduğu gibi hastada yutkunma güçlüğü oluşturur. Bu da bittikten sonra artık hasta özgürlüğüne kavuşmuş olup daha sağlıklı bir yaşama adım atmış olur.

Hodgkin Lenfoma Hastalığı Nedir konulu yazımız hakkında soru ve düşüncelerinizi aşağıdaki yorum kısmından sitemiz yazarlarına iletebilirsiniz.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.