Karaciğer Kanseri Nedir Belirtileri Tedavisi

Karaciğer Kanseri Nedir Belirtileri Tedavisi

Karaciğer Nedir

Karaciğer vücudumuzda diyafragmanın altında yer alan, karnın sağ üst bölgesinde yerleşimi olan en büyük bezdir. Karaciğer bedenin hemen hemen bütün metabolik fonksiyonlarına katılır. Şöyle de bir şansımız vardır ki; karaciğerin çok büyük bir rejenerasyon (yenilenebilme) özelliği vardır. Cerrahi yolla karaciğerin bir kısmı çıkarıldığında, hasta hücreler çok çabuk şekilde yeni karaciğer hücreleri oluştururlar.

Karaciğerin görevlerini şöyle sıralayabiliriz. Safranın yapımı ve bunun gastrointestinal (mide- bağırsak) sisteme ulaştırılması, metabolik fonksiyonlar, kanın depolanması ve filtrasyonu şeklindedir. Karaciğer organımız bir günde yaklaşık 1 litre safra salgısı yapabilmektedir. Karbonhidrat, yağ ve proteinin işlenerek metabolize edildiği yerdir. Yağda eriyen vitaminlerin depo merkezidir (A, D, E, K). Ayrıca B12 vitamini, bakır ve demirde karaciğerde depo edilen vitamin ve minerallerdir. Karaciğer vücudumuzda adeta bir süzgeç görevi görerek ilaçların ve kimyasal maddelerin atılmasını sağlar. Vücudun arıtıcı ve çok önemli bir organı olan karaciğer, depoladığı kan ile büyük kanamalarda bedenin acil kan gereksinimini karşılar.

Karaciğer Kanseri Nedir Belirtileri Tedavisi

Diğer kanserlerde olduğu gibi karaciğer kanseri de primer (kendiliğinden) ve metastatik odaklı tümörler olarak sınıflandırılır. Karaciğerin kendisinden kaynaklı tümörler malign ve benign olarak sınıflandırılabilirler. Metastatik tümörler çoğunlukla malign kökenlidir. Karaciğerin primer iyi huylu tümörleri adenomlardır. Damarsal yönden çok zengin olduğu için kanamalara sebep olabileceğinden tehlikeli olabilmektedir. Bu iyi huylu tümörlerin saptanmasında “hepatik anjografi” testi uygulanmaktadır. Adenomların tedavisi çoğu zaman bu duruma yol açan olgunun sonlandırılması ile mümkün olabilir. Eğer doğum kontrol hapı kullanımına bağlı oluşan bir karaciğer adenomu var ise ilaç kullanımı kesilir ve biyopsi yapılabilir. Fakat biyopsinin kendi içinde risk faktörleri bulunmaktadır. Kanamaya da sebebiyet verebilmektedir.

Karaciğer Kanseri Nedir Belirtileri Tedavisi

Karaciğer Kanseri Nedir Belirtileri Tedavisi

Karaciğerin primer mailgn tümörü “hepatosellüler karsinomdur”. Bu kanser türü erkeklerde daha sık görülmektedir. Hastalığın oluşma sebepleri içinde başlıca; hepatit – B, kronik karaciğer hastalığı, hemokromotozis (demir depolama hastalığı: Gereğinden fazla demirin alınmasıyla oluşan kalıtsal (doğuştan) bir hastalık), aflotoksin (küflenme kaynaklı zehir), anabolik steroidlerin kullanımı (erkeklik hormonlarını taklit eden ilaçlar), nitrosaminler (gıdalarla alınır nitrit ve bileşimi olup kansorejen etkilidir ve yüksek sıcaklıklarda (kızartmalar gibi) ortaya çıkabilirler.), uzun süreli androjen tedavisidir (testesteron tedavisi). Hastaların %86’lık bir kısmında ciddi kilo kayıpları ve halsizlik göze çarpmaktadır. Primer hepatoselluler karsinomun tedavisi cerrahi eksizyondur (ameliyat ile çıkarılması). Karaciğerin yenilenme kapasitesinin yüksek olması ve küçük bir karaciğer bölümünün hayatı devam ettirebilmesi, karaciğerin %70-80 kısmının çıkarılmasında bir sorun yaratmamaktadır. Önemli olan kalan karaciğer dokusunun hastanın bedensel ihtiyaçlarını karşılayabilir nitelikte olmasıdır.

Karaciğerin metastatik tümörleri, karaciğerde ortaya çıkan en sık malign tümörlerdir. Mide kanserlerinin %45’i, kolon kanserlerinin %65’i ve böbrek kanserlerinin %27’si karaciğere metastaz yapabilmektedir. En çok görülen belirti ve bulgular ağrı, sarılık, kaşıntı, ateş, karında şişlik, karaciğer büyümesi, iştahsızlık ve kilo kaybıdır. Bu Belirtiler bir çok hastalığın da belirtisi olabilmektedir. Bunların bir çoğunun bir arada görülüyor olması durumunda hastalık ayırıcı şekilde kendini belli edebilmektedir. Tedavide hastaya cerrahi eksizyon yapilabilmektedir, fakat belli başlı bir kaç kriterin sağlanmış olması koşulu vardır. Bunlar, kanser odağının esas kanserin çıkış yerinin saptanmış olması, vücutta başka bir organa yayılmış kanser metastazının bulunmaması, hastanın ameliyatı kaldırabilecek bir genel durum iyiliği içinde olması ve tümörün cerrahi için uygun boyutlarda olmasıdır. Bazı durumlarda tedavi yöntemi olarak kanserli bölüme giden arter hattının bağlanması ile tümör hücrelerinin sayısı ve aktivitesi azaltılabilir. Karaciğer kanserlerinde radyoterapi etkin bir tedavi yöntemi olarak kullanılmamaktadır.

Karaciğer Kanserlerine Risk Faktörleri

Karaciğer kanserinde ki başlıca risk faktörleri karaciğerin kendi sitolojik ve histolojik yapısından kaynaklıdır. Hasarlı, çok hastalık geçirmiş bir karaciğer kanser için uygun bir ortam olabilmektedir. Önceden ciddi hasar bırakmış bir siroz hastalığından arta kalan karaciğer dokusu kanser için uygun bir ortam olabilir. Kişinin sigara kullanımı ve ailede geçirilmiş bir karaciğer kanseri yada hala devam eden bir kanser türünün oluşu da bir etken olarak sayılabilir. Karaciğer metabolik bir işlev merkezi olduğundan vücuda giren sağlıklı yağlar, proteinler ve karbonhidratlar karaciğerin sağlığı açısından son derece önemlidir. Beslenme karaciğer için en önemli faktördür.

Karaciğer Biyopsisi

Açık ve kapalı biyopsi olarak iki şekilde yapılabilmektedir. Açık biyopsi işlemi hasta opere edildiği sırada karaciğerden doku örneği alınması ile gerçekleşir. Kapalı biyopsi ise cerrahi girişim olmaksızın iğne ve enjektör yardımıyla karaciğerden doku aspirasyonu(emilimi) ile gerçekleşir. Kapalı biyopsinin yapılabilmesi için hastanın kan değerlerinde kan pıhtılaşma faktör bozukluğunun olmaması gerekmektedir. Ayrıca sarılığı ve peritoniti(karın boşluğunun iç duvarının enflamasyonu) olan hastalara kapalı biyopsi yöntemi uygunması sakıncalıdır. Biyopsiden sonra önemli olan ilk 12 saat içinde hastada kanama belirtisinin olmamasıdır. Bu sebeple tansiyon ve kan basıncı değerleri ilk 12 saat çok önemlidir. İşlem sırasında çevre dokulara gelebilecek bir zarar ciddi hasarlara yol açabilmektedir.

Peritonoskopi

Karın duvarına yapılan küçük bir delikle pritonoskop adı verilen aletin yerleştirilip karaciğerin ve karın iç duvarının doğrudan gözlemlenmesi yöntemidir. Bu yöntem en çok metastatik tümörlerin tanımlanmasında kullanılmaktadır. Kan pıhtılaşmasında sorun olan hastalarda kullanımı uygun değildir. Kanamanın engellenememesi gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Aynı şekilde karın iç duvarında enfeksiyon olduğu bilinen hastalarda uygulanmaz. Bu işlemle beraber hastaya biyopsi işlemi yapılmadıysa beklenen bir yan etki bulunmamaktadır.
Karaciğer ameliyatından sonra oluşabilecek yüksek ateş ve hızlı nabız hastada sepsis olabileceğini düşündürebilir. Sepsis enfeksiyonun kana yayılımı ile ortaya çıkan ciddi ve ölümcül bir tablo yaratır. Enfeksiyondan korunmak en önemli girişimler arasında yer almaktadır. Hasta yakınlarının ve hastanın duruma yönelik her açıdan bilgili olması hastanın yaşam standartlarının artmasında çok önemlidir.

Karaciğer Transplantasyonu (Karaciğer Nakli):

İleri evre bir karaciğer kanserinde cerrahi girişimin yeterli olmayacağı düşünüldüğünde hastaya karaciğer nakli yapılabilmektedir. Bu işlem hastada sepsis olduğunda, karaciğerin dışında oluşmuş kanser varlığında, hastada ileri derece bir bağışıklık hastalığı yada AIDS olduğunda ve sistemik ciddi problemler varlığında nakil işlemi uygulanmaz. Karaciğer nakli yapılan hastaların 10 yıllık sağ kalım oranı %40 civarındadır.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.