Meme Kanseri Kadınların Ortak Tehlikesi

Meme Kanseri Kadınların Ortak Tehlikesi

Meme kanseri ne yazık ki kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Hayat boyu her on kadından birinde kansere yakalanma riski vardır. Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerde gelişen kanserdir. Meme dokusunun herhangi bir yerinden dolayı kanser olunabilir. Meme kanseri oluşumunda genetik değişiklikler önemlidir. Genetik yapıda çeşitli faktörlerin etkisinin yanı sıra normal yaşlanmanın etkisiyle ortaya çıkan bozukluklar da kansere neden olabilmektedir. Ancak meme kanserlerinin sadece %7-9’luk bir kısmı ailesel faktörlüdür. Özellikle anne tarafında genç yaşta meme kanseri ve erkek meme kanseri görülmesi ailesel bir geçişe işaret edebilmektedir. 30 yaş üstünde ilk doğumunu yapan bayanlar 18 yaş altında ilk doğumunu yapanlara göre daha büyük bir risk taşımaktadırlar. Ayrıca önceleri doğum sayısı ile kanser gelişimi arasında ters ilişki olduğu öne sürülmüşse de arasındaki ilişki tam manası ile gösterilememiştir. Yine de hamilelik döneminde östrojen hormonunun daha düşük seviyelerde olması nedeniyle söz konusu koruyucu etkinin ortaya çıkmasını sağlıyor olması böyle bir kanıyı desteklemektedir.

Meme Kanseri Kadınların Ortak Tehlikesi

Meme Kanseri Kadınların Ortak Tehlikesi

İlk adet yaşı, menopoz yaşı, bebek emzirme süresi, menopoz sonrası hormon tedavisi, beslenme, alkol gibi etkenler de meme kanserinde belirleyici etkiye sahiptir. Bu saydığımız faktörlerden bazıları sizin kontrolünüz altındadır. Nitekim sağlık durumunuzu koruma amaçlı dengeli beslenme, zayıflama veya kilonuzu koruma, sigara içmeme, alkolü sınırlandırma, düzenli egzersiz gibi faaliyetlerde bulunabilirsiniz. Ancak bunların kanser olma riskinizi tamamen yok etmeyeceğini bilmenizde fayda var. Bu nedenle meme kanserine yakalanmışsanız bu durumun hiçbir şekilde sizin veya başkasının suçu olmadığını bilmelisiniz. Kendinizi suçlu hissetmenizin veya yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyleri veya kişileri suçlamanızın size bir faydası yoktur, tam aksine moralinizi yüksek tutmalısınız. Böylece tedaviniz de olumlu yönde etkilenecektir.

Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir ?

Peki, meme kanserinin belirtileri nelerdir? Meme kanserinin sık rastlanan belirtisi, memede ağrısız, zamanla büyüyen bir kitlenin hissedilmesidir. Ancak, hastaların çok az bir kısmında da olsa ağrı belirtilere eşlik edebilir. Daha nadir olarak memede çekintiler, deride kalınlaşma, deride tahriş, şişlikler ya da bozulmalar ve meme ucunun hassaslaşması ya da içe dönmesi de dahil olmak üzere meme ucu belirtileri yer almaktadır. Sanıldığının aksine ağrı ve kanlı akıntı gibi belirtiler ileri evrelerde ortaya çıkmaktadır. Erken evrede fark edilememesi diğer kanser çeşitlerinde olduğu gibi ileri dönemlere gelene kadar belirgin bir belirti vermemesindendir. Erken teşhiste en önemli faktör ise kişinin bu konuda bilinçlendirilmesidir. Bu nedenle, meme kanseri erken tanısı için önerilen kontrol programlarını uygulamanız çok önemli, meme kanserine erken evrede tanı konması, tedavinin başarıya ulaşmasını ve hayatta kalma şansını arttırır.

Meme kanserinin evrelerine baktığımızda, meme kanseri oluşumunun sanıldığı gibi çok hızlı bir süreç olmadığı görülmektedir. Tümör ortalama 5 yılda 1 cm büyüklüğe erişir. Yayılımı öncelikle lenf kanalları yoluyla olur koltuk altı lenf bezlerine ve daha sonra kan yoluyla karaciğer ve kemik gibi uzak organlara kadar devam eder. Tümörün yayılımını tespit etmek için evreleme yapılmalı ona göre tedaviye karar verilmelidir. Meme kanseri evreleme sisteminde TNM sistemi adlı bir evreleme sistemi kullanılmakta. T tümör çapını, N hastalıklı koltuk altı lenf bezi sayısını, M ise uzak yayılım durumunu belirtir. Buna göre 4 evreden bahsedilmektedir. Erken evre hastalık dendiğinde evre I., II. ve bazı III. evre tümörler de anlaşılır. III. evre tümörlerin bir kısmı ise IV. evre tümörleri ile ileri evre olarak adlandırılır.

Meme kanseri tanısı ve tedavisi, alanında uzmanlaşmış bir ekip tarafından yapılmalıdır. Bu ekibin temel üyeleri meme cerrahı, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğudundan oluşmaktadır. Tercih edilen cerrahi şekli ise meme dokusunun tamamen çıkarıldığı mastektomi ameliyatıdır. Erken evrelerde ve küçük tümörlerde meme koruyucu cerrahi yapılması da uygundur. Kanserli dokunun memeden, çevresinde bir parça sağlıklı meme dokusu bırakılarak çıkarılmasına ise ‘lumpektomi’ adı verilir. Bu cerrahi işlemin yapıldığı memelere daha sonra ışın tedavisi verilmesi şarttır. Yapılan çalışmalar sonucunda meme koruyucu cerrahi sonuçlarının mastektomi ile benzer olduğu anlaşılmaktadır. Ülkemizde ilk zamanlar lumpektomi uygunlansa da şuan yaygın şekilde mastektomi uygulanmaktadır. Ameliyat sonrası gerekiyorsa tamamlayıcı olarak kemoterapi veya hormonoterapiler tıbbi onkologlar tarafından yapılır. Bazı durumlarda ise ışın tedavisi de uygulanması gerekebilir. Tedavi kararı verirken tümörün büyüklüğü, koltuk altı lenf bezlerine yayılım olup olmaması, tümörün hormon bağımlılık durumu, Her2 adı verilen kanser geninin varlığı gibi faktörler göz önüne alınır ve bunlara bağlı olarak tedavi yapılır. Tümörün büyük olduğu durumlarda tedaviye önce kemoterapi ile başlanıp tümörün küçültülüp cerrahiye uygun hale getirilmesi de gerekebilir. Bu tedavilere başlamada doktorunuz karar verip sizi uygun olan tedaviye yönlendirecektir.

Meme Kanseri Kadınların Ortak Tehlikesi konulu yazımız hakkında soru ve önerilerinizi aşağıdaki yorum bölümünden sitemiz yazarlarına iletebilirsiniz.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.