Pankreas Kanseri ve Erken Teşhis

Pankreas Kanseri ve Erken Teşhis

Gözde sarılık,idrar rengi koyu kahve. Aman dikkat. Koledok taşı yada kitlesi olabilir. Babamda bu belirtilerle gitmişti hastaneye. Şu an o ana dönmek için neleri vermezdi…

Sarılık hepatit değilse eğer koledok kanalının tıkanmış olmasından kaynaklanıyor olabilir. Gözlerde başlayıp vücuda yayılan sarılık, idrarda koyu, dışkı renginde ise açıklığa sebep oluyor.  Bu belirtiler sizde varsa hemen bir uzmana görünün.

Pankreas Kanseri ve Erken Teşhis

Pankreas Kanseri ve Erken Teşhis

Babamla bu şikayetlerle hastaneye başvurduk. Ultrasyonların sonuçlarında koledok kanalının tıkalı olduğunu öğrendik. Sarılık ileri dönemde öldürücü olabileceğinden hemen ertesi gün endoskopi yapılıp tıkantının ne olduğu incelendi. Taş olabileceği söylenince rahattık bu yolculukta. Bilmiyorduk bu hastalığı çünkü. Basit bir taştı bize göre. Sarılığı için stent yerleştirildi. Endoskopiden çıkan sonuçta doktorundan taş olmadığını kitle olduğunu öğrendik. Tekrar endoskopi, biyobsi derken 3 ay boyunca sonuç için dolaştık. Tanımlanamadı hiç bir sonuçta. Ameliyatla alıp inceliyelim dediler. Kitlenin habis olma ihtimalini bilemiyorlardı. Ameliyata razı oldu babam. Beş gün sonrası için hazırlanıyorduk. Maddi ve manevi açıdan. Çünkü bu ameliyatın kolay olmadığını kısa bir araştırma sonucu anladım. Babama belli etmesek de telaştaydık ailecek. Ameliyattan bir gün öncesi işten dönen babam ameliyattan vazgeçmişti. Arkadaşları babama ‘bıçak değdirme’ demişler,babam vazgeçmiş. Ne söylediysek döndüremedik. Kendi kararı deyip kontrollerine devam etmesini söyledik sonunda. ‘Kendimi kötü hissettiğimde olurum ameliyat,tekrar sarılık olursam giderim. Büyüyünceye kadar dokundurmam’ dedi.

Bizde tatmin olmuştuk bu cevapla. Büyürse olur ameliyat dedik. Bir ay müddetle tomografiye girsin diye kararlaştırdık kendi aramızda.

Üç ay geçti, gitmedi babam kontrollere. Altı ay geçti baskılarımıza rağmen gitmedi. ‘İyiyim ben karışmayın siz. Ben biliyorum gideceğim zamanı.’ diyordu bize. Gerçekten de iyi görünüyordu. Hatta hiç olmadığı kadar canlıydı,dinçti. Ta ki 5ay öncesine kadar…

Ne olduğunu anlamadık bile. Sol göğsünün altında aniden bir şişlik belirdi. Nohut tanesinden daha küçük. Annem doktoruna görün desede gitmedi. Bir kaç hafta sonra ağrılardan duremaz oldu. Acile götürdük ağrı kesiciyle geçirdi ağrısını doktor. Tabi inceletmesini isteyerek. Doktoruna gitmesi ,şişliğin büyümesi, ağrılarının artması….

Bir kabus gibiydi. Sonuçları beklerken sanki biliyordum diyeceklerini,hissediyordum. Boğazım kuruyor,sesim çıkmıyordu. Babam hiç imkan vermiyor,gazdır,kalptir diyordu. Onun bu umudunu paylaşmak istiyordum. Belli etmesem de için için ağlıyor, yalvarıyordum Rabbime. Kitle olmasın, kitle olmasın Allah’ım diyerek…

Sonuç…

KİTLEYDİ…KANSERDİ….VE YAYILMIŞTI……

Doktorun ‘ Baban çok geç kalmış, yapılacak bir şey yok. Bundan sonra ancak ağrısını durdurmak için çabalıyacağız.’ demesi ve benim babama ‘kitleyi küçültmek için ilaç tedavisi olman gerekiyor. İyileşeceksin! ‘ yalanım…..

Şu an morfin bandını kolunda taşıyor. Ağrısı için çölyak tedavisi uygulandı ve ağrısı nerdeyse yok. Bu sevindirici bir olay bizim için. Çektiği ağrılardan sonra bu tek avuntumuz. Yanımızda eriyip gitmesini izlemekten başka hiç bir şey yapamamak…. İşte insanın en büyük çaresizliği… Ona hiç bir şey yok gibi davranırken içimizde kopan fırtınalar durmuyor ,durmayacak. Allah’tan ümidimizi kestik mi derseniz, HAYIR HİÇ BİR ZAMAN..derim. İyleşmiyeceğini bilsemde bir umut benimki. Belli mi olur. Bir bakarsın iyileşivermiş canım babam…..

İşte bu amansız hastalığı babamda yaşarken hep ‘iki sene öncesine dönsek de ameliyat olsa babam’ dediğim için şimdi size diyorum. Sakın geç kalmayın. Bu belirtiler varsa sizde bir an önce görünün. Sağlık şakaya gelmez. Sonra demeyin. Çünkü sonrası olmayabilir.

Rabbim hepimizi korusun. Bütün hastalara şifa versin inşaallah. Dermansız şifasız kalmamak dileğiyle….

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.