Sağlık Sektöründe Yaşanan Skandal

Sağlık Sektöründe Yaşanan Skandal

Sevgili okuyucular şimdi anlatmaya başlayacağım anı tarafımdan İzmir’de benim ve ailemin başından geçen kötü bir anı olarak hafızamızda kalanlardan ibarettir.

Yıl 2012 ilk çocuğumuz olan oğlumuzun doğumu için anne baba olarak elimizden gelen en iyi doktorlara gidip en iyi hastaneleri araştırmaya çalıştığımız ve bulduğumuzu sandığımız bir özel hastanede doğumu gerçekleştirdik. ‘Çocuğunuz sağlıklı olarak doğdu’ denilmişti. Fakat oğlumuz hiç susmadan ağlıyordu. Hemşirelere her sorduğumuzda gazı vardır açtır yanıtı almaktan sıkılmışken bizi apar topar ertesi gün eve çıkardılar. Çok değil tam 4 saat çocuğumuz ağlayarak (bence yırtınarak) devam etti. Artık garibimin gitgide sesi kısılma noktasına gelmişti. Hemen atladık arabaya.. Hastaneye gitmek için önce evimize yakın hastanelerden başladık. Cuma akşamı olması ve yeni doğan olduğu için Menemen civarındaki tüm hastaneler bizleri kabul etmek istemedi. Bizi çocuk hastanesi olan ………….. hastanesine yönlendirdiler.

Evet, buraya kadar herşey güzel gözüküyor olabilir. Asıl sorun o yavrunun bağırışlarına çare bulamamak gibi kötüsü yok bilmelisiniz. O gün biz, akşam 20.00 civarında hastaneye vardık fakat sıra vs. diye biz beklemeye başlarken oğlum kucağımda neredeyse bayılma noktasına geldi.

Artık dayanamazdım. Gözüm hiç bir şey görmedi ve doktorun odasına güvenlikçilere rağmen dalarak çocuğu masaya bıraktım. ‘Doktor Hanım bakın oğlum kucağımda neredeyse gidiyor. Bana hala sıra mı diyeceksiniz?’ diye bağırdım. Benim sinirli ve endişeli halimi gören bayan doktor hemen kalp cihazına bağlayıp kararını verdi. Kararı, Çocuğu  yeni doğan ünitesine yatırmaktı.

O gece, bize bir cevap verilmeden çocuğumuz elimizden alındı ve pazartesiye kadar yeni doğan ünitesinin dış kapısında bekledik. Eşim yeni doğum yapmış haliyle yanımda… Bu İki gün cehennem azabı gibi geçti. Derken pazartesi bize bilgi verildi. ‘Çocuğunuz su kaybetmiş, toparlanması için 5 gün civarı hastanede kalması gerekecek.’Eşim ve ben derin bir Ohh çekip, Çok Şükür derken, 5 günü çabucak geçirmeye çalıştık.

5 gün olmuştu.. Bizim oğlana hala çıkış yapılmıyor ve bizlere de kan değerlerinde ufak sıkıntılardan kaldığı söyleniyordu. Bu avutma tam 4 gün daha sürdü. Hastanede beklerken gelen giden aileler ile konuşulanları işittikçe tedirginlik başlamıştı bizde..Çocukların enfeksiyon kaptığı söyleniyordu.

10. gün olmuştu. Tam bu sırada çocuğunuz yarın çıkacak denildi. Yaşadığımız tüm üzüntüler yerini seviçle beklemeye bırakırken, ertesi günü adeta iple çekiyorduk. Sabah erkenden hastaneye gittik, ama o da ne? Taburcu olanlar bir bir okunuyor bizim oğlan yine yok… Soruyoruz; ‘bu gün kustu, ertesi gün taburcu olacaksınız’ deniliyor. Ve ertesi gün yine aynı olayı yaşıyoruz. Bu sefer oğlunuz sulu kaka yaptı. vs…

Tam 1 hafta kadar aynı sendromu yaşadık. Artık sabrımız kalmamıştı ki o an alo sağlık hattını aramak zorunda kaldım. ( Hastane çalışanlarının dikkatsizliğini ve yeni doğan ünitesinde gördüğüm aksaklıkları buraya yazmıyorum) Neyse oradaki memura çocuğumdan haber alamadığımı kaç gündür bekletildiğimi verilen geçiştirme yanıtları tek tek anlattım. Bakanlık o kadar hızlı çalışmış ki akşamına telefonum çaldı. Hastane Rektörlüğünden telefon geldi. Onlara da durumu anlattım dilerseler elimde bulunan cep telefonu görüntüsünü ileteceğimi söyledim.

Bir kaç dakikalık konuşma sonucu bana yarın dönüleceği söylendi.. Ertesi gün taburcu listelerinde biz yine yokuz, fakat bu sefer oğluma bakan doktor beni çağırmadı. Beklemeye başlamıştık ki hastane yöntiminden 4 kişi bizi çağırdı. Oturduk oğlumuz hakkında konuşmaya. Onlara telefonde iletilen herşeyi anlattım. İlgileri bu sefer düzelmiş savsaklanmıyordum. Sıra açıklamalarına gelmişti.

‘Oğlunuz susuzluktan buraya yattı, tedavisi yapıldı (5 gün), fakat taburcu edileceği gün bir takım kan değerlerinde enfeksiyon saptanmış takibe alınmış.’ Daha sonra kanda bakteri üremesi vs. tıp dilince anlatıldı. (El altından öğrendiğim kadarıyla VRE bakterisi denilen bir hastane mikrobu) ‘Bunda ailenin hatası olabileceği gibi hastanenin de hatası olmuş olabilir, Şimdi tedavi altına almak için oğlunuzu annesiyle beraber intaniyeye yatırmamız gerek’ denildi. Başka çare yoktu, ve durumun bu sefer çözüme kavuşması için bunun yapılması şarttı. Denildiği gibi yaptık hanım da oğlumuzun yanında yaklaşık 6-7 gün kalarak oğlumuzu sağ salim yaklaşık 34 gün sonra evimize getirebildik.

Yani kısacası hastane seçimi yapılırken en kralına da gitseniz başınıza bu türlü olaylar gelebiliyor. Ben bana bunu yaşatan Basmane ….. hastanesi ve ……. çocuk doğum hastanesine teşekkür ederek çalışanların daha dikkatli ve özenli olmasını ümit ederim. Belki yazılanlara atıyorsunuz diyebilirsiniz, ama bu yaşananların kısa bir özeti. Anlatılmayan daha çok detaylar var ki anlatıp sizleri soğutmak istemem.

Hastane isimleri tekrar bende kalarak; bunu okuyan sağlık çalışanlarının çok daha dikkatli olmalarını arzu ettiğimi ve dikkat ettikleri ölçüde de sevineceğimi belirtmek isterim.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.